sen gittin ama hissiyatın kaldı
arkanda bıraktığın boşluktan korkularım yaratıldı
geceleri bir insan şeklini alıp
karşıma geçtiler
aynaya bakınca kayboldular
şayet
onlar bile katlanamazdı bakmaya
sensizliğin gözüme yansıyan kırmızılığına,
kırmızılığın altındaki morluğa,
çöküşüme
yine de onları büyütmeye devam ettim
besledim her gün kendi ellerimle
bazen oturur birlikte üzülürdük onlarla
sesini,
onun verdiği o inanılmaz huzuru
unutuşumuzu yavaşça
kulağımın hayatım boyunca başka tını duymak istemeyişini
bu sebeple o gündür konuşmadığımı
ve kulaklarımı tıkadığımı
sen bilmesen de olur
ödüm kopuyor
seninle ilgili hiçbir şeyi unutmak istemiyorum
ama
ellerimle teselli etmeye çalıştığım vücudumdaki izlerini
yavaş yavaş
unutuyorum
hatırlatmaya mı çalışıyorum
avutmaya mı
ellerini gezdirip öptüğün her noktam
hayata geri dönmek istermişçesine bağırıyor
geri gelmeyeceğini anlayınca
onlar da benim gibi ölmek istiyor
onlar da benim gibi seni özlüyor
ellerinin tatlı hafifliğini bilmeyen yerlerim ise kıskançlıktan ölmek istiyor
cevabı bilmiyorum inan
hiçbir işe yaramıyor yaptıklarım
o kadar acı veriyor ki anıların
bazen yanlışlıkla bile dokunmak istemiyorum kendime
anlamsız geliyor etrafımı sarıp sarmalayan her şey
oysa ben etrafımın sen ve senin olan her şeyden oluşan bir sarmaşık gibi olmasını isterdim hep
ben duvar olacağım
sen de sarmaşık
tutunacaksın bana,
tutunacağız birbirimize
benim
gri,
soluk,
çatlaklarımdan akan çirkinliğimi
senin
yeşil,
bana oksijen sağlayan güzelliğin kapatacak
ve sen hala ne aklımdan çıkıyorsun
ne yazdıklarımdan
çok acımasız bu yaptıkların
sarmaşıksız birine dönüştürme beni
hayatımdan kolayca çıkıp
içimden çıkamadın
By Eleya M.

